30/09/1930
Sivil tayyareci Vecihi Bey (Hürkuş) kendi yaptığı tayyare
ile Göztepe'den Yeşilköy'e uçtu.
30/09/1949
Mao Zedung, Çin Halk Cumhuriyeti başkanı seçildi.
BDP Eş Genel Başkanı Gültan
Kışanak, "demokratikleşme paketi" ile ilgili olarak "Sorun çözme
kapasitesi yoktur" yorumunda bulunurken, Hasip Kaplan da,
""demokratikleşme değil, seçim paketi" değerlendirmesi yaptı.
Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı ve
Aysel Alp'in haberine göre BDP Milletvekili Hasip Kaplan, Hürriyet'e yaptığı
açıklamada, çözüm süreci açısından iki konuda paketi eleştirdi:
Toplantı-gösteri özgürlüğü açısından ve ana dilde eğitim açısından.
Paketin, "toplantı ve
gösteri özgürlüğü açısından ne TCK, ne de Terörle Mücadele Kanunu'ndaki kısıtlamaları
kaldırmadığına" dikkat çeken Hasip Kaplan, "toplantı ve gösteri,
kendini ifade etme biçimidir. Çözüm süreci açısından yaklaşırsak, binlerce
insan fikirlerini ifade ettikleri için halen içerdeler. Başbakan Erdoğan
'fikirler konuşsun" diyor ama, bu hayata geçmiyor" dedi.
Anadilde eğitim konusunda pakette
yer alan unsurun da çözüm süreci açısından "beklentileri
karşılamadığını" vurgulayan Hasip Kaplan, "ana dilinizi özel okulda
öğrenin demek, halkı tatmin etmez. Başbakan'ın kendisi ana dilini parasıyla
özel okulda mı öğrenmiş?" diye konuştu.
Kaplan, pakette yer alan, Mor
Gabriel'e arazilerinin iadesi, başörtü, okullarda andımızın kaldırılması gibi
unsurların ise "olumlu olduğunu", bu konuda zaten BDP'nin daha önce
TBMM'de pekçok kez yasa teklifinde bulunduğunu söyledi.
Kaplan, "Bu açılardan
bakıldığında, paket için devrim gibi demokratikleşme paketi demek mümkün
değildir. Bu olsa olsa, bir seçim paketidir" dedi.
Kışanak: İhtiyaca yanıt vermiyor
BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak,
Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı demokratikleşme paketine ilişkin basın
açıklaması yaptı.
Demokratikleşme paketinin
beklentileri karşılamadığını belirten Kışanak, "Çok beklemeye değer bir
paket miydi? Tüm türkiye gördü. Bizler Barış ve Demokrasi Partisi olarak, Kürt
sorunun da demokratik yol ve yöntemlerle çözülmesi konusunda büyük emek ve çaba
sarfetmiş bir geleneğin temsilcisi bir partisiyiz. Kürtler, Kürt sorununun
çözülmesini, Aleviler inanç özgürlüğü sorununun çözülmesini, ülkenin
ötekileştirilen tüm kesimleri, kendilerini yönetime katabilme fırsatını
yakalayabilmeyi arzu ediyordu. Yıllarca bunun mücadelesini verdiler. Bu
paketin, bu beklentilerin hiç birine yanıt vermediğini çok açık ifade ediyoruz.
Türkiye'nin demokratikleşme ihtiyacına yanıt veren bir paket değildir"
diye konuştu.
Beştaş: Bazı olumlu düzenlemeler
var ama...
BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral
Danış Beştaş, Demokratikleşme Paketi'ne ilişkin bazı olumlu düzenlemelerin
bulunduğunu söyledi.
Beştaş, paket için yaratılan
havaya, hazırlıklara, harcanan zamana uygun bir açıklama olmadığını belirtti.
Uzun süredir paketin reklam ve
propagandasının yapıldığını savunan Beştaş, şunları söyledi:
"Titiz bir iktidar pratiği
ile karşı karşıyayız. Taleplerden uzak ama zaten kamuoyu nezdinde meşruiyeti
olan, halkın kullandığı alanlarda çağ dışı, uluslararası hiç bir değer ve
ilkeye uymayan bazı olumlu düzenlemeler var. Yani, Mor Gabriel gibi,
ayrımcılıkla mücadele gibi... Bunlar olumlu. Fakat bunların zaten Türkiye'de
hala tartışılıyor olması, yasalarda bulunuyor olması büyük bir ayıptı ve bunlar
zaten aşılmıştı. Hem yaşamda, hem siyasette hem de uluslar arası alanda atılan
imzalarla kadük yasalar ve uygulamalardı. Bunların kaldırılması ileri bir adım
gibi takdim ediliyor. Bu doğru değil. Bu yaklaşımı kesinlikle doğru bulmuyoruz.
Pakettin en büyük önemi barış, demokratikleşme ve çözüm sürecine sunacağı
katkıydı. BDP olarak aslında hepsi kamuoyu tarafından bilinen çok temel, acil,
atılması gereken adımlar, önerilerimiz vardı. Maalesef bu konularda bir
düzenlemeye rastlayamıyoruz. Ana dilde eğitim, Terörle Mücadele Kanunu'nun
kaldırılması gibi. Seçim barajı hala tartışılıyor. Hazine yardımına ilişkin
düzenleme var ama hangi seçime ilişkin henüz bir açıklık yok. Genel seçimde
olursa biz hazine yardımı alamıyoruz. Siyasetçilerin serbest bırakılmasına
yönelik bir düzenleme mevcut değil. Başbakan bir saati aşkın konuşmasında tek
bir Kürt kelimesi kullanmadan, yaşayan diller gibi kavramlarla sorunu
tanımlamaktan maalesef kaçındı."
BDP olağanüstü toplandı
BDP yöneticileri, Başbakan
Erdoğan'ın demokratikleşme paketini, Ankara'da bulunan milletvekilleriyle
birlikte genel merkezde dinlediler. BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, saat 11.00'de
genel merkezde grup başkanvekilleri ve milletvekilleri bir araya geldi. Saat
12.00'de de yeni yasama yılını ve paketi değerlendirmek üzere toplantıya
geçildi. Parti yetkilileri, 'demokratikleşme paketi' için bir araya
gelinmediğini; yarın başlayacak yeni yasama dönemini değerlendirme ve görev
dağılımı yapma amacıyla vekillere çağrı yapıldığını belirttiler. Toplantının
saat 12.00'de başladığını ve burada demokratikleşme paketinin de
değerlendirilerek, daha sonra kamuoyuna bir açıklama yapılacağını açıkladılar.
ABD’nin İslam ülkeleri ile olan
ilişkilerinde, köklü değişiklikler olacağının işaretleri çoğaldı.
Amerika’nın El Kaide ve
türevlerini kullanma konusunda içine girdiği tereddüt derinleşti.
Dünya kamuoyunda ve hatta
Müslüman ülkelerde, Kaide’ye karşı gelişen tepkiler, Rusya ve İran’ın Suriye
konusunda yürüttükleri siyaset, Amerika’nın siyasetlerinde değişikliklere sebep
oldu.
Aslında Amerika orta doğuda
istediği hiçbir şeyi elde edemedi. Esas itibari ile bölgede yenildiler.
Vietnam’da olduğu gibi onurlu
çekiliş senaryoları hazırlıyorlar.
Amerika’nın, on üç yıldır
sürdürdüğü, İran’a karşı Sünni Hilali yaratma, yani Sünnilerle Şiileri birbirine
vurdurma siyasetinin, ABD’ye yaramadığını, ABD anladı.
Sadece ABD değil, Avrupa
halkları, Rusya ve Çin de bu siyasetlere karşı tavırlıdır.
Şiilere karşı Sünnileri
destekleyerek bölgede Amerika’ya bağımlı yönetimler oluşturma işi tıkandı.
Siyasi iktidarın
politikalarına,son gelişmeler ışığında baktığımızda, Müslüman Kardeşler ve
onların radikalleşmiş hali olan Kaide ile birlikteliği bir işe yaramaz duruma
düşmüştür.
AKP’nin uyguladığı dış siyaset,
bu anlamda da boşluğa düşmüştür.
İran’a karşı, ABD’nin talimatları
ile uygulanan ambargolar ve düşmanca tavır, AKP’nin elinde kalmıştır.
Hükümetin, daha önce, ABD ile
İran arasında diyalog temin etme şansı varken, şimdi o da elden çıkmıştır.
ABD İran’a düşman diye, Hükümet
de İran’a düşman olmuştu.
Şimdi ABD siyaset değiştirince,
Hükümet ortada kaldı.
Özetle, Hükümetin asıl niyeti
Sünni birliktelikler olduğu için şimdi seçeneksiz kalmıştır.
Bu siyasetler, Suriye devletini
Güney komşumuz olmaktan çıkarmış, Kaide ve Nusra ile komşu durumuna sokmuştur.
Bölgede barışı sağlamak için hala
bir şans vardır.
Siyasi iktidarın radikal dinci
guruplara verdiği desteği çekmesi halinde, barışa Türkiye’nin katkısını
sağlamış olacaklardır.
Suriye devleti açıklamıştır.
“Eğer Türkiye ve diğer ülkelerin
isyancılara verdiği destek durursa, iki hafta da terörden arınmış bir Suriye
olur” dedi.
Radikal dinci guruplar, şimdi
Suriye kadar Türkiye’nin de sorunu olmuştur.
Hep söyledik.
AKP ülkemiz için sadece güvenlik
sorunu olmayıp, hem siyasi, hem sosyal, hem de kültürel tehdittir.
Irak’ın bölünmesine yardım
ettiler, Suriye’nin harap olmasına yardım ettiler, paketlerle de Türkiye’yi
bölmenin peşindedirler.
Bülent Esinoğlu
bulentesinoglu@gmail.com
Gaziantep'te, "Savaş
kışkırtıcılığına son" mitingi düzenledi. Türkiye Suriye Kardeşlik
Platformu tarafından dün düzenlenen Miting, İstasyon Meydanı'ndan Yeşilsu
Parkı'na yürüyüşle başladı. Polis, mitingin yapılacağı alana yurttaşların
alınması sırasında zaman zaman zorluk çıkardı. İşçi Partisi (İP) yöneticileri
ile güvenlik güçleri arasında bu sebeple kısa süreli tartışma yaşandı. İP Genel
Başkan Yardımcısı Bayram Yurtçiçek "Burada Mustafa Kemal'e barikat
kuruyorsunuz" dedi. Mitinge, İşçi Partililer Türkiye Gençlik Birliği (TGB)
üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
'Canım Suriye yanıyor'
İşçi Partisi Gaziantep İl Başkanı
Murat Kanlı, mitingte yaptığı konuşmada "Kültür ve medeniyetin beşiği bu
güzel topraklar, bu güzel insanlar, batıdan gelen haçlı saldırılarından bıktı
usandı. Emperyalizm denen canavarın pençelerinde can veren kadınlar, çocuklar,
anneler, babalar... Kaybolan gelecekler, Tükenen umutlar sönen ocaklar... Hiç
durmadı alçaklar; hep saldırdı, hep kışkırttı, hep yıktı, hep öldürdü.
Gaziantepliler iyi bilir, burada yatan şehitler iyi bilir, Şahinbeyler,
Karayılanlar iyi bilir, Şehit Kamiller iyi bilir. Hiç durmadı, bu düşmanlık.
Hiç bitmedi çekilen acılar. Şimdi de komşumuz, dostumuz, akrabamız, canım
Suriye yanıyor."
TGB Genel Başkan Yardımcısı
Kurtuluş Akkaya da konuşmasında hümetin gençlerin önüne kurduğu barikatları
yıkacaklarını söyledi.
'İzin vermeyeceğiz'
Akkaya şöyle devam etti
"Artık Tayyip Erdoğanların plastik mermilerinin, gaz bombalarının
iktidarlarının bir hükmü kalmamıştır. Türkiye Gençlik Birliği olarak mazlum
milletlerin yanında olacağız. Kardeş ülke Suriye ile savaşmayacağız. Mehmetçiğin
buna alet olmasına asla izin vermeyeceğiz."
'Vız gelir tarikatınız'
Hatay'daki patlamada yakınlarını kaybettiği bildirilen Halil Sevindik,
"Yanmış cesetler gördüm. Bu savaş bizim savaşımız değil. Onun için 'savaşa
hayır diyoruz' dedi.
Miting boyunca sık sık,
"Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "TürkiyeSuriye kardeştir
Amerika kalleştir", " Vız gelir vız. Tarikatınız. Birleşe birleşe
yıkacağız", "El-kaide ÖSO Gaiantep'ten defol", "Cumhuriyet
Devrimi kazanacak" sloganları atıldı.
http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/25764-savasa-gaziantep-yaniti.html






