25/02/1907
Türk yazar Sabahattin Ali dünyaya geldi.
25/02/1925
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda değişiklik yapıldı; Din politikaya aletedilemeyecek ve bu suç vatan hıyaneti sayılacak.
25/02/1932
Adolf Hitler Alman vatandaşlığına kabul edildi, böylelikle 1932 yılında yapılacak Weimar Cumhuriyeti'nin başkanlık seçimlerine katılması mümkün oldu.
25/02/1943
Talat Paşa'nın Almanya'da tahnit edilen naaşı İstanbul'a getirildi. Aynı gün Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi.
25/02/1945
Türkiye, Almanya'ya savaş ilan etti.
25/02/1954
Cemal Abdülnasır, Mısır devlet başkanı oldu.
25/02/1968
İstanbul Taksim Meydanı'nda ikinci "Uyanış Mitingi "yapıldı. Mitingin amacı Türkiye İşçi Partisi milletvekillerine Meclis'te yapılan saldırıryı kınamaktı.
25/02/1991
Varşova Paktı feshedildi.
25/02/1996
Koç Topluluğu kurucusu Vehbi Koç, Antalya'da hayatını kaybetti.
25/02/1998
Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
25/02/1998
Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
http://galeri.sozcu.com.tr/2014/foto/tarihte-bugun/25-subat-2014-tarihte-bugun.html?pid=11
TIKLA DİNLE
Başbakan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği
iddia edilen ses kaydının montaj olduğu iddia edilirken Erdoğan'ın 17
Aralık'ta Konya'da Şeb'i Aruz törenlerinde olduğu belirtiliyor. Ancak
CHP'li Günaydın, Başbakan'ın o günkü programını aktardı.
İSTANBUL- Video internete
yüklenir yüklenmez sosyal medyada da tartışmalar başladı. Birçok
gazeteci kayıtların montaj olduğu iddiasını öne sürdü.
Yine ses kaydının gerçekleştiği o gün operasyon sabahı için de iddialar gündeme geldi. Erdoğan'ın o gün Konya'da Şeb'i Aruz törenlerinde olduğu da belirtiliyor.
Ayrıca Erdoğan'ın çok kısık sesle konuşması ve Bilal Erdoğan'ın sesinde oluşan çatlaklar ile aralarda oluşan boşluklar da yine montaj şüphelerini akıllara getirdi.
ERDOĞAN'IN PROGRAMI
Ancak CHP Ankara milletveili Gökhan Günaydın, ERdoğan'ın o günkü programına ilişkin bilgileri paylaştı.
Günaydın twitter hesabından şunları aktardı:
*17 Aralık günü konuşmalar 08:02, 11:17, 15:39 ve 23:15 saatlerinde. Şeb'i Aruz töreni 20:00 ila 23:00 arasında. RTE o gün konuşma yapmadı.
*RTE 17 Aralık Konya prg: 12:30 toplu açılış töreni, 15:00, 16:00, 16:45, 17:30 görüşmeler, 18:00 yemek. 19:45-23:00 Şeb'i Aruz törenleri..
*Dolayısıyla RTE'nin 17 ve 18 Aralık programı, bu konuşmaları yapmasına engel değildir. Bilgi veriyoruz ki, kamuoyu yanlış yönlendirilmesin.
*18 Aralık'ta saat 17:40'ta ANA uçağı ile Ankara'dan İstanbul'a hareket. Beraberinde Aksaray Valisi'ni İst Em. Md. olarak atamaya götürüyor."
"EKLEME YOK"
Bir dönem Mesam başkanlığı da yapan müzisyen ve ses mühendisi Attila Özdemiroğlu, Başbakan Erdoğan ve Bilal Erdoğan arasında geçen telefon görüşmelerinin kayıtlarını analiz etti ve kayıtlara herhangi bir ekleme yapılmadığını belirtti.
Attila Özdemiroğlu'nun Twitter aracılığıyla yaptığı açıklama şu şekilde:
Farklı kaynaklardan montajlanmış konuşma sesi çok kolay anlaşılır. İçinde bulunulan ortam ve çevre sesi değişir. Kayıtları tekrar analiz ettim. Aramalar arasındaki montaj dışında hiçbir ek yok. Arka plan seslerden anlarsınız. İlk kayıtta telefon hatlarında sıkça olan diğer konuşmaların karışması bariz. 2.arama oldukça temiz bir hattan yapılmış.
Ses mühendisi Ali Büyük de facebook hesabından şunları yazdı:
"RTE'nin ses kaydı montaj değildir. En basit analyzer pluginin de bile bunu görüp test edebilirsiniz. Ses kaydının birbirinden bağımsız yerlerinden alınmış 4 adet room noise örneğinin 30 db ses açıldıktan sonra analyzerdaki görüntüsü. Birbirinden bağımsızdır copy paste değildir room noise'lar. Üzerime düşen görevi yapmaktan ilk kez bu kadar memnuniyet duyuyorum ))) Ayrıca zaten diyaloğun gidişatındaki tonu herhangi bir tune programında profesyonelce tonlasak bile cümle yapılarını bu denli kurmayı, cümlelerin akışını yakalamak imkansız denecek kadar düşük bir ihtimaldir. Saygılar."
Yine ses kaydının gerçekleştiği o gün operasyon sabahı için de iddialar gündeme geldi. Erdoğan'ın o gün Konya'da Şeb'i Aruz törenlerinde olduğu da belirtiliyor.
Ayrıca Erdoğan'ın çok kısık sesle konuşması ve Bilal Erdoğan'ın sesinde oluşan çatlaklar ile aralarda oluşan boşluklar da yine montaj şüphelerini akıllara getirdi.
ERDOĞAN'IN PROGRAMI
Ancak CHP Ankara milletveili Gökhan Günaydın, ERdoğan'ın o günkü programına ilişkin bilgileri paylaştı.
Günaydın twitter hesabından şunları aktardı:
*17 Aralık günü konuşmalar 08:02, 11:17, 15:39 ve 23:15 saatlerinde. Şeb'i Aruz töreni 20:00 ila 23:00 arasında. RTE o gün konuşma yapmadı.
*RTE 17 Aralık Konya prg: 12:30 toplu açılış töreni, 15:00, 16:00, 16:45, 17:30 görüşmeler, 18:00 yemek. 19:45-23:00 Şeb'i Aruz törenleri..
*Dolayısıyla RTE'nin 17 ve 18 Aralık programı, bu konuşmaları yapmasına engel değildir. Bilgi veriyoruz ki, kamuoyu yanlış yönlendirilmesin.
*18 Aralık'ta saat 17:40'ta ANA uçağı ile Ankara'dan İstanbul'a hareket. Beraberinde Aksaray Valisi'ni İst Em. Md. olarak atamaya götürüyor."
"EKLEME YOK"
Bir dönem Mesam başkanlığı da yapan müzisyen ve ses mühendisi Attila Özdemiroğlu, Başbakan Erdoğan ve Bilal Erdoğan arasında geçen telefon görüşmelerinin kayıtlarını analiz etti ve kayıtlara herhangi bir ekleme yapılmadığını belirtti.
Attila Özdemiroğlu'nun Twitter aracılığıyla yaptığı açıklama şu şekilde:
Farklı kaynaklardan montajlanmış konuşma sesi çok kolay anlaşılır. İçinde bulunulan ortam ve çevre sesi değişir. Kayıtları tekrar analiz ettim. Aramalar arasındaki montaj dışında hiçbir ek yok. Arka plan seslerden anlarsınız. İlk kayıtta telefon hatlarında sıkça olan diğer konuşmaların karışması bariz. 2.arama oldukça temiz bir hattan yapılmış.
Ses mühendisi Ali Büyük de facebook hesabından şunları yazdı:
"RTE'nin ses kaydı montaj değildir. En basit analyzer pluginin de bile bunu görüp test edebilirsiniz. Ses kaydının birbirinden bağımsız yerlerinden alınmış 4 adet room noise örneğinin 30 db ses açıldıktan sonra analyzerdaki görüntüsü. Birbirinden bağımsızdır copy paste değildir room noise'lar. Üzerime düşen görevi yapmaktan ilk kez bu kadar memnuniyet duyuyorum ))) Ayrıca zaten diyaloğun gidişatındaki tonu herhangi bir tune programında profesyonelce tonlasak bile cümle yapılarını bu denli kurmayı, cümlelerin akışını yakalamak imkansız denecek kadar düşük bir ihtimaldir. Saygılar."
Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan'ın
internete sızan ve evdeki paralarının saklanması ile ilgili
konuşmalarının yer aldığı iddia edilen ses kayıtları dünya basınına da
yansıdı.
Başbakan Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia
edilen ses kayıtları dünya basınında da geniş yer buldu. Liveleak
sitesinde konuşmaların dökümünün İngilizce çevirileri yer aldı.
Reuters haber ajansı başta olmak üzere dünyanın önde gelen haber kaynakları haberi flaş gelişme olarak duyurdu. Reuters haberinde Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a elindeki paraları sıfırlaması talimatı verdiği iddiaları aktarıldı. Reuters, Bilal Erdoğan'ın elinde sadece 30 milyon euro kaldığını söylediği iddialara da yer verdi. Reuters ayrıca Başbakanlık'ın ses kayıtlarının montaj olduğunu duyurduğunu da okuyucularına aktarırken, CHP'nin "hükümet meşruiyetini yitirdi" açıklamasına da yer verdi.
Erdoğan ile Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen konuşmaların tam dökümü İngilizce'ye de çevrilerek dünyanın önde gelen açık medya sitelerinden biri olan Liveleak.com sitesine yüklendi.
Liveleak sitesinde yer alan haberde Başbakan Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği öne sürülen konuşmalar satır satır İngilizce olarak yer aldı. Haberde ayrıca konuşmanın orijinal videosu da yüklendi.
Öte yandan yabancı ajanslarda muhalefetin Başbakan Erdoğan'ın istifasını istediği de flaş gelişme olarak yer aldı. Bu arada Suriye medyasında da Başbakan Erdoğan'ın oğluyla yaptığı öne sürülen görüşme geniş yer bulurken, muhalefetin yaptığı istifa çağrısına vurguda bulunuldu.(T24)
Reuters haber ajansı başta olmak üzere dünyanın önde gelen haber kaynakları haberi flaş gelişme olarak duyurdu. Reuters haberinde Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a elindeki paraları sıfırlaması talimatı verdiği iddiaları aktarıldı. Reuters, Bilal Erdoğan'ın elinde sadece 30 milyon euro kaldığını söylediği iddialara da yer verdi. Reuters ayrıca Başbakanlık'ın ses kayıtlarının montaj olduğunu duyurduğunu da okuyucularına aktarırken, CHP'nin "hükümet meşruiyetini yitirdi" açıklamasına da yer verdi.
Erdoğan ile Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen konuşmaların tam dökümü İngilizce'ye de çevrilerek dünyanın önde gelen açık medya sitelerinden biri olan Liveleak.com sitesine yüklendi.
Liveleak sitesinde yer alan haberde Başbakan Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği öne sürülen konuşmalar satır satır İngilizce olarak yer aldı. Haberde ayrıca konuşmanın orijinal videosu da yüklendi.
Öte yandan yabancı ajanslarda muhalefetin Başbakan Erdoğan'ın istifasını istediği de flaş gelişme olarak yer aldı. Bu arada Suriye medyasında da Başbakan Erdoğan'ın oğluyla yaptığı öne sürülen görüşme geniş yer bulurken, muhalefetin yaptığı istifa çağrısına vurguda bulunuldu.(T24)
Başbakan Erdoğan'ın grup toplantısında 'neden susuyorsun' diye seslendiği Baykal'dan jet yanıt.
ANKARA-CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal,
Başbakan Erdoğan'ın 17 Aralık operasyonuna ilişkin aydınlatıcı çalışma
yapamadığını vurgularken, "Başbakan'ın elindeki kanıtları paylaşmasını
bekliyorum. Yani ortadaki komploların kimler tarafından, nasıl, ne
şekilde, kimin talimatıyla, nerede hazırlandığını ortaya koyacak
delilleri bekliyorum" dedi.
Baykal, CHP Meclis grup toplantısına girişte gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarını sorması üzerine "Başbakan'ın elindeki kanıtları paylaşmasını bekliyorum" dedi.
Baykal ayrıca şunları kaydetti:
"Yani ortadaki komploların kimler tarafından, nasıl, ne şekilde, kimin talimatıyla, nerede hazırlandığını ortaya koyacak delilleri bekliyorum. Sayın Başbakan bu olaydan bu yana geçen sürede ne yazık ki bu konuda aydınlatıcı bir çalışma yapabilmiş değildir. Yani ortadaki komploları kimlerin hazırladığı kanıtlamak ortaya koymak iktidarın görevidir, elindeki imkanlar buna elverişlidir. Bütün güçler elindedir."
Baykal, CHP Meclis grup toplantısına girişte gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarını sorması üzerine "Başbakan'ın elindeki kanıtları paylaşmasını bekliyorum" dedi.
Baykal ayrıca şunları kaydetti:
"Yani ortadaki komploların kimler tarafından, nasıl, ne şekilde, kimin talimatıyla, nerede hazırlandığını ortaya koyacak delilleri bekliyorum. Sayın Başbakan bu olaydan bu yana geçen sürede ne yazık ki bu konuda aydınlatıcı bir çalışma yapabilmiş değildir. Yani ortadaki komploları kimlerin hazırladığı kanıtlamak ortaya koymak iktidarın görevidir, elindeki imkanlar buna elverişlidir. Bütün güçler elindedir."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup
toplantısında iddia edilen ses kayıtlarıını dinleterek "Hırsızdan
Başbakan olmaz" dedi. Kılıçdaroğlu, ses kayıtlarının montaj olduğu
yönündeki iddialara "Ağrı Dağı ne kadar gerçeksebu kayıtlar da o kadar
gerçek" karşılığını verdi. Kılıçdaroğlu'nın "hükümet meşruiyetini
yitirmiştir" dedi ve ekledi: "Ya yurtdışına kaç helikopteri al, ya da
Başbakanlıktan istifa et.",
ANKARA- Kılıçdaroğlu konuşmasında hükümetini meşruiyetini yitirdiğini söyledi.
İddia edilen ses kayıtlarının "montaj değil" diyen Kılıçdaroğlu, "Başçalan halkını hiç düşünmedi; onu anladık, ama bir baba çocuklarını nasıl kendi hırsızlıklarına ortak eder, aklım almıyor" dedi.
"Bugün yeni bir gün. TC tarihinde de yeni bir gün" diyen Kılıçdaroğlu, "İzin verirseniz Anayasanın birkaç maddesine değinmek isterim. Birinci madde Türkiye Devleti bir cumhuriyettir. Ve önemli bir madde; Kanun önünde eşitlik. Anayasa der ki hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz Seçimle bir iktidar gelir. Devlet olmaz, devleti yönetir. Başbakan’ın görevi, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüksek hak ve menfaatlerini gözetmek. Genel ahlakı ve kamu düzenini muhafaza etmek. Ahlak kavramı Başbakan’ın görevleri arasına girmiş durumdadır. Kendisi topluma örnek olacak" dedi.
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
17 ARALIK’TA 2 ÖNEMLİ OLAY OLDU
Yasalar böyle diyor ama gerçek nedir? 17 Aralık 2013’te 2 önemli olay oldu. Birinci olay genç bir çocuk Salih Yiğit Tekin TBMM önünde ‘açım’ diye kendini yaktı ve 10 gün sonra öldü. Hangimiz hatırlıyoruz.
İkinci olayı artık bütün dünya biliyor. Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu. Bilmek istemeyen bir kişi var. Onun da artık cilaları ağır ağır dökülüyor. Utanmıyor da zaten. Farklı bir insan. İnsanlar utanırlar. Ama bunda öyle bir kavramın olmadığını görüyoruz.
Adı yolsuzluğa bulaşan 4 bakan hemen sonrasında bütün programlarını iptal edip Ankara’da kaldılar. Neden? Çünkü müdahale etmeleri gerekiyordu. Kamuoyu baskısı ile 4 bakan istifa etmek zorunda kaldı.
ERDOĞAN BAYRAKTAR, ONU SUÇLADI
Biri Başbakan'ı çok açık bir biçimde suçladı: ''İstifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayınız şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum. İmar planlarının büyük bölümü Başbakan'ın talimatıyla yapıldı. Başbakan'ın da istifa etmesi gerekir'' Bunu söyleyen Erdoğan Bayraktar.
İlk defa bir bakan istifa ederken yolsuzlukların asıl kaynağının Başbakan olduğunu TV'de ifade etti.
OPERASYONU KENDİSİ YAPTI
Başbakan 'Oğlum Bilal'in üzerinden bana ulaşmaya çalışıyorlar' dedi. O zaman toplum bunu kavrayamadı. Bugün o tablo çok daha net önümüzde duruyor. Savcıları ve polisleri değiştirdiler. Emniyet müdürlerini de yıldırım hızıyla değiştirdiler. Başbakan Aksaray Valisi'ni özel uçağıyla getirtti. İçişleri Bakanı yok ortada. Operasyonu yapan Başbakan.
SARRAF 4 BAKANI TESLİM ALMIŞ
4 Bakanı teslim alan bir Rıza Sarraf. O kadar teslim almış ki 4 bakanı. İçişleri Bakanı, Sarraf'a telefonda 'Sana bir şey olursa ben önüne yatarım' diyebilecek kadar kendini satmış bir adam.
Biz şunu bekledik. Başbakan çıkacak TV'ye 'Yolsuzluğun üzerine sonuna kadar gideceğim' diyecekti. O zaman biz de 'Helal olsun. Böyle olur Başbakan' diyecektik. Ama tam tersini yaptı.
Ve ilk iş talimat verdi: Yargı kararlarını uygulamayın diye
Adalet Bakanı Müsteşarı savcıya telefon açıyor. Biz bunu açıkladık. Tutanağı açıkladık. Sonra öğrendik ki sadece müsteşar değil Adalet Bakanı da telefon etmiş.
ŞİMDİ ÖNEMLİ BİR ADIM ATILIYOR
Bunlar yetti mi? Fezlekeleri geldi. Fezlekeler bekledi sonra iade edildi. Adalet Bakanı'nın fezlekesi TBMM Başkanlığı'ndan geri iade edildi. Adalet Bakanı'nın fezlekesinin nereye gideceği belli olmadı. Bakanların yolsuzluk fezlekeleri siyasi iktidar tarafından hasır altı ediliyor. Değiştirdikleri savcıları bir kez daha değiştirdiler. Bu da ilk kez oluyor. Apar topar adli kolluk yönetmeliğini değiştirdiler. Önce haber vereceksin, sonra arama yapacaksın dediler. Ve Danıştay bu yönetmeliği iptal etti.
Şimdi önemli bir adım daha atıyorlar. Yasal yollarla elde edilmiş delilleri yasalarla yok etmek istiyorlar
"TUZLUKLARIN VERDİĞİ KANUN TEKLİFLERİ"
Bunun için bir yargı paketi getirdiler. HSYK, MİT ve İnternet yasasını getirdiler.
Bunların hiçbiri Bakanlar kurulunda görüşülen yasa tasarıları değil
Sayın Başbakan'ın tuzluk diye tanımladığı kendi vekillerinin verdiği kanun teklifleri
ÇÜNKÜ ZAMANLARI YOK
Neden? Çünkü zamanları yok. Zamana karşı yarışıyorlar
Bunlar Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu kapatmak için yapılıyor.
Yolsuzluğun boyutu o kadar büyük ki bunu örtecek bez yok
Bunların bir bakanı var Babacan demiş ki ''Biz de olanı yabancılar anlamakta zorluk çekiyor'' demiş
Onlar ahlaklı adamlar. Yolsuzluk oldu mu istifa eder.
Topluma, inanca saygısı var. Senin gibi saygısız değil ki bunlar
BEN BAŞÇALAN DEMİŞTİM
Bunlar olduğunda Erdoğan için özel bir deyim kullanmıştım Başçalan diye. Ama artık bugün anladık ki kendisi Başçalan
Dün internete düşen ses kayıtları tüm gerçeği ortaya koyuyor."
HÜKÜMET DEVLETİ SOYUYOR
Kılıçdaroğlu, iddia edilen ses kayıtlarını dinletmesinin ardından konuşmasına devam etti. Kılıçdaroğlu, "Bir hükümet devleti soyuyor" dedi.
HAYATIMIN EN ÜZÜNTÜLÜ GÜNÜ
Hayatımın en üzüntülü gününü yaşıyorum. Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin.
MECLİS TV YAYINI KESTİ
Meclis TV dahil bazı kanalların bu görüntüleri kestikleri söyleniyor.
Milletin vicdanına sesleniyorum. Çocuğunuz işsizse kendinize sorun, geçinemiyorsanız kendinize sorun. Bu yolsuzluğun üstü kapatılamaz. İlk defa dünyada bir hükümet devleti soymaya kalkıyor
Başçalan diyorum. Bilinçli söylüyorum.
TAPELERİ OKUDU
Operasyonun yapıldığı sabah 08.02’de Başbakan oğlunu arıyor. ‘Oğlum senin evinde ne var ne yok, bunları çıkar’ diyor. O da anlayamıyor. Sonra cevap veriyor, ‘Bende ne olabilir ki baba. Paran var kasada’. Sıfırlayın dedikten sonra aynı gün 11.17’de tüm aile bir arada parayı nasıl sıfırlayacak arayışı içinde. Ama Erdoğan rahat etmiyor bir daha soruyor ‘Parayı tammaiyle sıfırlamakta fayda var’ diyor. Bilal ‘sıfırlayacağız’ diyor. Aynı gün 15.39’da Başbakan bir daha soruyor ‘Halloldu mu?’. Bilal de ‘Karanlık olunca çıkaracağız’ diyor. Aynı gece Bilal ‘Büyül ölçüde şey yaptık’ diyor. Bilal ’30 milyon avro gibi bir miktar daha var’ diyor. Henüz sıfırlayamamışlar. Ertesi gün 10.58’de yine soruyor baba ‘Tamamen sıfırlandı mı?’ Hala para var. Samandıra’nın parası var. Erdoğan uyarıyor ‘açık konuşma’ diye. Bunları söyleyen bu ülkede Başbakanlık koltuğuna oturan birisi. Beni üzen de bu
O SAVCIYA SESLENİYORUM: O ÖĞRENCİYE HİÇBİR ŞEY YAPAMAZSIN
Üzüldüğüm oğlu. Oğlunu hırsızlığa ortak etti. Nasıl bir babasın sen. Manisa’da bir gencin çantasından ‘hırsız var’ diye bez çıkıyor. Savcı ne diyor ‘Başbakan’a hırsız diyorsun’ Savcıya sesleniyorum artık Erdoğan’ın hırsızlığı devlet sırrı kapsamından çıktı. Artık o öğrenciye hiçbir şey yapamazsın
BUNLAR YALAN DEMİYOR, MONTAJ DİYOR
Erdoğan ‘hırsızlık babadan evlada geçer’ diyordu. Bugünü anlatıyor. Bugün diyor ki ‘Bunlar montaj’ Benim ya da Bilal’in sesi değil demiyor. Bugün bir itirafta daha bulundu. Kriptolu telefonu dinliyorlar diyor. Bu nedir? Bu konuşmaların doğru olduğunu gösterir.
3-4 KANALDAN DOĞRULATTIK
Biz 3-4 kanaldan check ettik. Konuşmalar gerçek. Ağrı Dağı ne kadar gerçekse bu konuşma da o kadar gerçek.
Daha arkası gelecek bunların öyle söyleniyor. Nasıl milletin yüzüne bakıyorsun. Ar damarı yok mu?
Wikileaks belgesinde ne diyordu 2004’de ‘AKP yolsuzlukların kökünü kazıyacağım diye iktidara geldi. Erdoğan’ın İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabı var.’ Erdoğan ’Bunu yapanlardan hesap soracağım. Bu diplomatlar hakkında bütün yargı içinde arkadaşlarım çalışmalarını yapıyor’ diyor. Bunu d a2004’te söyledi. Dava açtı mı? Açmadı.
İSVİÇRE BANKALARINDA HESABI VAR MI?
İsviçre bankalarında hesabı var diye önceki genel başkanımız Baykal hakkında da iddiada bulunmuştu. Ama o namuslu bir balkan gibi başvurusunu yaptı ve ‘Var mı hesabı yok mu bulun’ dedi. Ve resmi yazıyı aldı. İsviçre bankalarında hesabı yok. Erdoğan başvuru yaptı mı? Yapmadı
OĞLUN ‘HALA EVDE 30 MİLYON EURO’ VAR DİYOR
Sen önce hesabını ver. Senin evinde oğlunun ifadesiyle 30 milyon Euro’luk miktar var. Dağıta dağıta bitiremiyorsunuz. Ahlak yok mu sende
BU HÜKÜMETİN MEŞRUİYETİ BİTTİ
Artık ona Başbakan diyemeyiz. Bu hükümetin meşruiyeti bitmiştir.
Yalancıdan ve hırsızdan başbakan olmaz
Hollywood filmlerini çeken yönetmenlerin bile aklına gelmemiştir. Ama bunlar film olacak. Böyle bir hırsızlık kimsenin aklına gelmez
Hala kriptolu telefonu dinlemişler diyor
SES MÜHENDİSLERİNE SORDUK, ‘GERÇEK’ DEDİLER
Ses mühendislerine sorduk. ‘Tamamı gerçek’ dediler
ERDOĞAN’A ÇAĞRI YAPIYORUM: TİB KAYITLARI YAYINLANSIN
Erdoğan’a çağrı yapıyorum. TİB kayıtlarında hangi saatte kim kiminle konuştu yayınlayın. Devletin kayıtlarını yayınla.
Kripto ile ilgili tüm bilgiler TİB’de var
Onları yayınlayabilir mi? Yayınlayamaz. Hırsızdan başbakan olmaz çünkü
MEDYA PATRONLARINA: KORKMAYIN
Medya patronlarına söylüyorum, korkmayın. Sizin topluma karşı yükümlülüğünüz var. Benim, CHP’nin sesini kesebilirsiniz. Ama sokaktaki yurttaş sizi affetmez. Sizi havuz medyası ile aynı kefeye koyar.
Göstermek zorundasınız. Göstermezseniz başçalan kadar sizin de sorumluluğunuz var demektir.
MECLİS TV YAYINLARINI KESTİRİYOR
CEMİL ÇİÇEK Cemil Çiçek’e de sesleniyorum. Meclis TV yayınlarını kestiriyor
YA KAÇ YA İSTİFA ET
“Hükümetin meşruiyeti yoktur. En iyisi benim sana tavsiyem, ya yurt dışına kaç helikopteri al, ya Başbakanlıktan istifa et. Devleti soyan Başbakanlık koltuğunda oturamaz. O koltuktan gitmesi lazım. Çünkü hırsızdan başbakan olmaz.”
İddia edilen ses kayıtlarının "montaj değil" diyen Kılıçdaroğlu, "Başçalan halkını hiç düşünmedi; onu anladık, ama bir baba çocuklarını nasıl kendi hırsızlıklarına ortak eder, aklım almıyor" dedi.
"Bugün yeni bir gün. TC tarihinde de yeni bir gün" diyen Kılıçdaroğlu, "İzin verirseniz Anayasanın birkaç maddesine değinmek isterim. Birinci madde Türkiye Devleti bir cumhuriyettir. Ve önemli bir madde; Kanun önünde eşitlik. Anayasa der ki hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz Seçimle bir iktidar gelir. Devlet olmaz, devleti yönetir. Başbakan’ın görevi, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüksek hak ve menfaatlerini gözetmek. Genel ahlakı ve kamu düzenini muhafaza etmek. Ahlak kavramı Başbakan’ın görevleri arasına girmiş durumdadır. Kendisi topluma örnek olacak" dedi.
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
17 ARALIK’TA 2 ÖNEMLİ OLAY OLDU
Yasalar böyle diyor ama gerçek nedir? 17 Aralık 2013’te 2 önemli olay oldu. Birinci olay genç bir çocuk Salih Yiğit Tekin TBMM önünde ‘açım’ diye kendini yaktı ve 10 gün sonra öldü. Hangimiz hatırlıyoruz.
İkinci olayı artık bütün dünya biliyor. Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu. Bilmek istemeyen bir kişi var. Onun da artık cilaları ağır ağır dökülüyor. Utanmıyor da zaten. Farklı bir insan. İnsanlar utanırlar. Ama bunda öyle bir kavramın olmadığını görüyoruz.
Adı yolsuzluğa bulaşan 4 bakan hemen sonrasında bütün programlarını iptal edip Ankara’da kaldılar. Neden? Çünkü müdahale etmeleri gerekiyordu. Kamuoyu baskısı ile 4 bakan istifa etmek zorunda kaldı.
ERDOĞAN BAYRAKTAR, ONU SUÇLADI
Biri Başbakan'ı çok açık bir biçimde suçladı: ''İstifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayınız şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum. İmar planlarının büyük bölümü Başbakan'ın talimatıyla yapıldı. Başbakan'ın da istifa etmesi gerekir'' Bunu söyleyen Erdoğan Bayraktar.
İlk defa bir bakan istifa ederken yolsuzlukların asıl kaynağının Başbakan olduğunu TV'de ifade etti.
OPERASYONU KENDİSİ YAPTI
Başbakan 'Oğlum Bilal'in üzerinden bana ulaşmaya çalışıyorlar' dedi. O zaman toplum bunu kavrayamadı. Bugün o tablo çok daha net önümüzde duruyor. Savcıları ve polisleri değiştirdiler. Emniyet müdürlerini de yıldırım hızıyla değiştirdiler. Başbakan Aksaray Valisi'ni özel uçağıyla getirtti. İçişleri Bakanı yok ortada. Operasyonu yapan Başbakan.
SARRAF 4 BAKANI TESLİM ALMIŞ
4 Bakanı teslim alan bir Rıza Sarraf. O kadar teslim almış ki 4 bakanı. İçişleri Bakanı, Sarraf'a telefonda 'Sana bir şey olursa ben önüne yatarım' diyebilecek kadar kendini satmış bir adam.
Biz şunu bekledik. Başbakan çıkacak TV'ye 'Yolsuzluğun üzerine sonuna kadar gideceğim' diyecekti. O zaman biz de 'Helal olsun. Böyle olur Başbakan' diyecektik. Ama tam tersini yaptı.
Ve ilk iş talimat verdi: Yargı kararlarını uygulamayın diye
Adalet Bakanı Müsteşarı savcıya telefon açıyor. Biz bunu açıkladık. Tutanağı açıkladık. Sonra öğrendik ki sadece müsteşar değil Adalet Bakanı da telefon etmiş.
ŞİMDİ ÖNEMLİ BİR ADIM ATILIYOR
Bunlar yetti mi? Fezlekeleri geldi. Fezlekeler bekledi sonra iade edildi. Adalet Bakanı'nın fezlekesi TBMM Başkanlığı'ndan geri iade edildi. Adalet Bakanı'nın fezlekesinin nereye gideceği belli olmadı. Bakanların yolsuzluk fezlekeleri siyasi iktidar tarafından hasır altı ediliyor. Değiştirdikleri savcıları bir kez daha değiştirdiler. Bu da ilk kez oluyor. Apar topar adli kolluk yönetmeliğini değiştirdiler. Önce haber vereceksin, sonra arama yapacaksın dediler. Ve Danıştay bu yönetmeliği iptal etti.
Şimdi önemli bir adım daha atıyorlar. Yasal yollarla elde edilmiş delilleri yasalarla yok etmek istiyorlar
"TUZLUKLARIN VERDİĞİ KANUN TEKLİFLERİ"
Bunun için bir yargı paketi getirdiler. HSYK, MİT ve İnternet yasasını getirdiler.
Bunların hiçbiri Bakanlar kurulunda görüşülen yasa tasarıları değil
Sayın Başbakan'ın tuzluk diye tanımladığı kendi vekillerinin verdiği kanun teklifleri
ÇÜNKÜ ZAMANLARI YOK
Neden? Çünkü zamanları yok. Zamana karşı yarışıyorlar
Bunlar Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu kapatmak için yapılıyor.
Yolsuzluğun boyutu o kadar büyük ki bunu örtecek bez yok
Bunların bir bakanı var Babacan demiş ki ''Biz de olanı yabancılar anlamakta zorluk çekiyor'' demiş
Onlar ahlaklı adamlar. Yolsuzluk oldu mu istifa eder.
Topluma, inanca saygısı var. Senin gibi saygısız değil ki bunlar
BEN BAŞÇALAN DEMİŞTİM
Bunlar olduğunda Erdoğan için özel bir deyim kullanmıştım Başçalan diye. Ama artık bugün anladık ki kendisi Başçalan
Dün internete düşen ses kayıtları tüm gerçeği ortaya koyuyor."
HÜKÜMET DEVLETİ SOYUYOR
Kılıçdaroğlu, iddia edilen ses kayıtlarını dinletmesinin ardından konuşmasına devam etti. Kılıçdaroğlu, "Bir hükümet devleti soyuyor" dedi.
HAYATIMIN EN ÜZÜNTÜLÜ GÜNÜ
Hayatımın en üzüntülü gününü yaşıyorum. Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin.
MECLİS TV YAYINI KESTİ
Meclis TV dahil bazı kanalların bu görüntüleri kestikleri söyleniyor.
Milletin vicdanına sesleniyorum. Çocuğunuz işsizse kendinize sorun, geçinemiyorsanız kendinize sorun. Bu yolsuzluğun üstü kapatılamaz. İlk defa dünyada bir hükümet devleti soymaya kalkıyor
Başçalan diyorum. Bilinçli söylüyorum.
TAPELERİ OKUDU
Operasyonun yapıldığı sabah 08.02’de Başbakan oğlunu arıyor. ‘Oğlum senin evinde ne var ne yok, bunları çıkar’ diyor. O da anlayamıyor. Sonra cevap veriyor, ‘Bende ne olabilir ki baba. Paran var kasada’. Sıfırlayın dedikten sonra aynı gün 11.17’de tüm aile bir arada parayı nasıl sıfırlayacak arayışı içinde. Ama Erdoğan rahat etmiyor bir daha soruyor ‘Parayı tammaiyle sıfırlamakta fayda var’ diyor. Bilal ‘sıfırlayacağız’ diyor. Aynı gün 15.39’da Başbakan bir daha soruyor ‘Halloldu mu?’. Bilal de ‘Karanlık olunca çıkaracağız’ diyor. Aynı gece Bilal ‘Büyül ölçüde şey yaptık’ diyor. Bilal ’30 milyon avro gibi bir miktar daha var’ diyor. Henüz sıfırlayamamışlar. Ertesi gün 10.58’de yine soruyor baba ‘Tamamen sıfırlandı mı?’ Hala para var. Samandıra’nın parası var. Erdoğan uyarıyor ‘açık konuşma’ diye. Bunları söyleyen bu ülkede Başbakanlık koltuğuna oturan birisi. Beni üzen de bu
O SAVCIYA SESLENİYORUM: O ÖĞRENCİYE HİÇBİR ŞEY YAPAMAZSIN
Üzüldüğüm oğlu. Oğlunu hırsızlığa ortak etti. Nasıl bir babasın sen. Manisa’da bir gencin çantasından ‘hırsız var’ diye bez çıkıyor. Savcı ne diyor ‘Başbakan’a hırsız diyorsun’ Savcıya sesleniyorum artık Erdoğan’ın hırsızlığı devlet sırrı kapsamından çıktı. Artık o öğrenciye hiçbir şey yapamazsın
BUNLAR YALAN DEMİYOR, MONTAJ DİYOR
Erdoğan ‘hırsızlık babadan evlada geçer’ diyordu. Bugünü anlatıyor. Bugün diyor ki ‘Bunlar montaj’ Benim ya da Bilal’in sesi değil demiyor. Bugün bir itirafta daha bulundu. Kriptolu telefonu dinliyorlar diyor. Bu nedir? Bu konuşmaların doğru olduğunu gösterir.
3-4 KANALDAN DOĞRULATTIK
Biz 3-4 kanaldan check ettik. Konuşmalar gerçek. Ağrı Dağı ne kadar gerçekse bu konuşma da o kadar gerçek.
Daha arkası gelecek bunların öyle söyleniyor. Nasıl milletin yüzüne bakıyorsun. Ar damarı yok mu?
Wikileaks belgesinde ne diyordu 2004’de ‘AKP yolsuzlukların kökünü kazıyacağım diye iktidara geldi. Erdoğan’ın İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabı var.’ Erdoğan ’Bunu yapanlardan hesap soracağım. Bu diplomatlar hakkında bütün yargı içinde arkadaşlarım çalışmalarını yapıyor’ diyor. Bunu d a2004’te söyledi. Dava açtı mı? Açmadı.
İSVİÇRE BANKALARINDA HESABI VAR MI?
İsviçre bankalarında hesabı var diye önceki genel başkanımız Baykal hakkında da iddiada bulunmuştu. Ama o namuslu bir balkan gibi başvurusunu yaptı ve ‘Var mı hesabı yok mu bulun’ dedi. Ve resmi yazıyı aldı. İsviçre bankalarında hesabı yok. Erdoğan başvuru yaptı mı? Yapmadı
OĞLUN ‘HALA EVDE 30 MİLYON EURO’ VAR DİYOR
Sen önce hesabını ver. Senin evinde oğlunun ifadesiyle 30 milyon Euro’luk miktar var. Dağıta dağıta bitiremiyorsunuz. Ahlak yok mu sende
BU HÜKÜMETİN MEŞRUİYETİ BİTTİ
Artık ona Başbakan diyemeyiz. Bu hükümetin meşruiyeti bitmiştir.
Yalancıdan ve hırsızdan başbakan olmaz
Hollywood filmlerini çeken yönetmenlerin bile aklına gelmemiştir. Ama bunlar film olacak. Böyle bir hırsızlık kimsenin aklına gelmez
Hala kriptolu telefonu dinlemişler diyor
SES MÜHENDİSLERİNE SORDUK, ‘GERÇEK’ DEDİLER
Ses mühendislerine sorduk. ‘Tamamı gerçek’ dediler
ERDOĞAN’A ÇAĞRI YAPIYORUM: TİB KAYITLARI YAYINLANSIN
Erdoğan’a çağrı yapıyorum. TİB kayıtlarında hangi saatte kim kiminle konuştu yayınlayın. Devletin kayıtlarını yayınla.
Kripto ile ilgili tüm bilgiler TİB’de var
Onları yayınlayabilir mi? Yayınlayamaz. Hırsızdan başbakan olmaz çünkü
MEDYA PATRONLARINA: KORKMAYIN
Medya patronlarına söylüyorum, korkmayın. Sizin topluma karşı yükümlülüğünüz var. Benim, CHP’nin sesini kesebilirsiniz. Ama sokaktaki yurttaş sizi affetmez. Sizi havuz medyası ile aynı kefeye koyar.
Göstermek zorundasınız. Göstermezseniz başçalan kadar sizin de sorumluluğunuz var demektir.
MECLİS TV YAYINLARINI KESTİRİYOR
CEMİL ÇİÇEK Cemil Çiçek’e de sesleniyorum. Meclis TV yayınlarını kestiriyor
YA KAÇ YA İSTİFA ET
“Hükümetin meşruiyeti yoktur. En iyisi benim sana tavsiyem, ya yurt dışına kaç helikopteri al, ya Başbakanlıktan istifa et. Devleti soyan Başbakanlık koltuğunda oturamaz. O koltuktan gitmesi lazım. Çünkü hırsızdan başbakan olmaz.”

















