Suudi Arabistan Fetva Heyetinin Şia Hakkındaki Birkaç Fetvası/ Blogun Özel Haberi

Orta doğuda son zamanlarda Seleflilik ve Vahabiğin din adına yapmış olduğu katliamlardan dolayı söz konusu terör örgütlerinin daha net anlaşılabilmesi için her hangi bir mezhep savunuculuğu yapmaksızın blogumuzda birkaç tane makale yayınlayacağız. Belli zaman aralıklarında yayınlayacağımız makaleleri blogumuzu takıp edenlerin beğenisine sunuyoruz.




İslam’ın hayat bahşedici kılavuzluğuyla kendi arasında vahdet oluşturan ve tevhit kelimesi ışığında Haçlı ve Moğolların ağır saldırıları karşısında sapasağlam durmayı başaran Müslüman milleti maalesef yedinci asırda Vahabilik mektebinin çıkmasıyla vahdetini kaybetmiştir. Müslümanlara bidat ve şirk gibi doğru olmayan suçlamalarla onlar arasındaki birlikteliğe telafisi mümkün olmayan zararlar açmış ve din büyüklerinin eserlerini viran edip nebi ve velilerin makamını aşağıya düşürmekle İslam’ın ezeli düşmanı istimar ve batının hizmetine girmiştir.
21. asırda Vahabilik düşüncesinin asli yayıcısı Muhammed b. Abdülvehhab Müslümanları nebi ve velilerden yardım isteme cürümüyle müşrik ve putperest saymış, onların kâfir olduklarına dair fetva vermiş, kanlarının dökülmesini caiz bilmiş ve onların mallarını savaş ganimetleri sayarak binlerce masum Müslüman’ın kanının dökülmesine sebep olmuştur. Günümüzde Vahabi müftüleri ameli olarak yabancıların hizmetine girmişler ve Şia ile evlenmenin haram olduğu, onların kestiklerinin yenilmemesi, Şia fakirlerine zekâtın verilmesinin haram olduğu fetvasını vererek olabilecek her türlü vahdetin önünü kapatmıştır.
Büyük bir alim ve Suudi Arabistan’ın “Fetva Ekibi” azalarından birisi olan Şeyh Abdullah Cibrin Şia fakirlerine zekat verilmesinin caiz olup olmadığı konusundaki soru mukabilinde şöyle demektedir: “Zekat kafir ve bidat ehline verilmemelidir ve …Rafiziler hiç şüphesiz müşriktir…Dolayısıyla birisi onlara sadaka vermişse tekrar almalıdır. Zira bu sadaka küfre yardım eden ve hali hazırda İslam ve Ehlisünnet ile savaş halinde olan birisine verilmiştir. Bu gruba zekât verilmesi haramdır.”
Suudi Arabistan’ın “Fetva Heyeti” Şialarla evlenilmesi hakkındaki soruyu şöyle cevaplamıştır: “Ehlisünnetin Şia ve Komünistle evlenmesi caiz değildir ve eğer böyle bir evlilik gerçekleşmişse batıldır, çünkü Şia Ehlibeyt’ten medet ummaktadır ki bu günahların en büyüğü sayılmaktadır.”
Açıktır ki onların Şia’ya bakışı mezhep dışı bir bakış olduğu sürece ve Şiaları Yahudilerden daha iyi bildiği sürece insani vicdanı ayaklar altına almış ve İslam’ın azılı düşmanıyla aynı safta yer almıştır. Hal böyleyken İslam toplumunun ihtiyaç duyduğu İslam birliği nasıl sağlanabilir?

,

0 comments

Write Down Your Responses

Bizler; ABD ve AB’ Ülkelerinde eğitim gören, aynı zamanda ATATÜRK İlke ve İnkılaplarına bağlı, Ülkesini, Vatanını ve Milletini seven, Siyasi Parti olarakta CHP’ye yakın SOL eğilimli Türkiye’li Üniversite öğrencileriyiz. inceayarsiyaset.blogspot.com siz değerli arkadaşlarımızın faydalanması için açılmıştır. Amacımız; Türkiye’de izlenilen siyasetleri özellikle de İktidar partisinin yanlış siyasetlerini yakından takip edip mercek altına alarak siz değerli okuyucularımızla paylaşmaktır.

Powered by Blogger.