Gaziantep E Tipi Cezaevi’nde kalan Ahmet Yeter, herhangi bir hücre cezası olmaksızın gardiyanlar tarafından hücreye atıldı. Radikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre, sonradan da beş günlük hücre cezası verildi. Yeter de “Ben zaten hücreye atıldım” diyerek itiraz etti. İnfaz hâkimliğinin “Ahmet Yeter’i hücrede yatırdınız mı?” diye sorduğu cezaevi müdürü “Hayır, Ahmet Yeter hücrede yatırılmamıştır”
dedi. Yeter ısrar edince cezaevi görüntüleri incelendi. Bilirkişi
tarafından yapılan inceleme sonucunda Yeter’in hâkim kararı ve verilmiş
bir hücre cezası olmaksızın, üç gün boyunca hücreye atıldığı ortaya
çıktı. Bunun üzerine savcılık soruşturma açtı.

Hapiste din değiştirdi
Gaziantep’te ‘insan ticareti’
suçlamasıyla tutuklanan Ahmet Yeter, 22 Ocak 2013’te Gaziantep E Tipi
Cezaevi’ne konuldu. 35 yaşındaki Yeter, savcılıkta alınan ifadesine göre
cezaevindeki ilk gününü de hücrede geçirdi. Altı ay sonra da 12
Temmuz’da, arkadaşlarıyla yaşadığı tartışmanın sonunda dört gardiyan
tarafından zorla koğuştan çıkarılıp hücreye atıldı. Üç gün hücrede
kaldı. Yeter, bu süreçte uğradığı baskılar ve hukuksuz olduğunu
düşündüğü yargılamaya ve tutuklamaya isyan edip inancını değiştirerek
Hıristiyan oldu.
Hücreden çıkarılıp C-9 koğuşuna konulduktan sonra 22 Temmuz’da,
cezaevi infaz koruma müdürlüğünce beş gün hücre cezası verildi. Yeter de
avukatları
Muharrem
Ercan ve Mehmet Arif Şahin aracılığıyla Gaziantep İnfaz Hâkimliği’nde
cezaya itiraz etti. Yeter, 4 Eylül ’deki ilk duruşmada, “Ben
zaten hücrede kaldım. Cezaevinde kendi kafalarına göre işlem yapıyorlar.
Sekiz kişinin kalması gereken yerde 25 kişi kalıyor” dedi.
‘Bu ceza için infaz hâkimliği onayı gerekli’
Avukatı
Ercan da yasalara göre hücre cezasının sadece hükümlülere
verilebileceğini, tutuklular için bu cezanın uygulanamayacağını
savunarak, “Müvekkilim hücrede kalmıştır. Oysaki disiplin cezasının mutlaka infaz hâkiminin onayından geçmesi gerekmektedir” dedi.
Hücre cezasının anayasaya aykırı olduğunu savunan Ercan, cezaevinden,
disiplin cezasının uygulanıp uygulanmadığının sorulmasını istedi. İnfaz
hâkimliğinin sorusu üzerine Cezaevi Müdürü Yusuf Aslanbaş, 6 Eylül’de
gönderdiği yazıda, “Yeter’e disiplin cezasının infaz edilmediğini”
söyledi. Bu yazı, 18 Eylül’deki duruşmaya ulaştı. Avukat Ercan, yazının
gerçeği yansıtmadığını belirterek, 12-16 Temmuz tarihleri arasında
cezaevindeki tüm hücrelerin giriş kapısını gösterir kamera kayıtlarının
teminini istedi. Görüntüler alındı; bilirkişi olarak atanan gardiyan
Bekir Atmaca’ya verildi. 18 Kasım’da raporunu mahkemeye sunan bilirkişi,
Yeter’in 12 Temmuz’da hücreye konduğunu doğruladı.
Raporda şöyle denildi:
“Kamera görüntülerinin incelenmesinde Yeter 12 Temmuz’da koğuştan
çıkarılarak, arama ekibinin bulunduğu odaya getirildi, hücreye konuldu.
Ardından infaz koruma memurları tarafından çöp poşeti içinde elbiseleri
getirildi. 15 Temmuz’da hücreden çıkarılarak koğuşuna götürüldü.
Görüntülerde infaz koruma memurları tarafından darpa, tehdit veya
hakaret içeriği taşıyan bir davranışa rastlanılmadığı...”
Tazminat isteyecek
Bunun
üzerine Yeter suç duyurusunda bulundu. Savcılık da Yeter’i koğuştan
alıp hücreye götüren infaz koruma memurlarının isimlerini bildirmesi
için cezaevine yazı yazdı.
Yeter’in avukatları “Demek ki cezaevinde yasaya aykırı işler
yapılmış. Mahkemeye bile gerçek dışı evrak gönderecek kadar denetimsiz
ve keyfi bir durum sözkonusu” dedi. İki avukat tazminat davası açacaklarını ve paranın cezaevinden tahsilini isteyeceklerini söyledi.
Cezaevinin 'hücre' yalanı kamerada!
Bizler; ABD ve AB’ Ülkelerinde eğitim gören, aynı zamanda ATATÜRK İlke ve İnkılaplarına bağlı, Ülkesini, Vatanını ve Milletini seven, Siyasi Parti olarakta CHP’ye yakın SOL eğilimli Türkiye’li Üniversite öğrencileriyiz. inceayarsiyaset.blogspot.com siz değerli arkadaşlarımızın faydalanması için açılmıştır. Amacımız; Türkiye’de izlenilen siyasetleri özellikle de İktidar partisinin yanlış siyasetlerini yakından takip edip mercek altına alarak siz değerli okuyucularımızla paylaşmaktır.
Powered by Blogger.

0 comments
Write Down Your Responses