Hürriyet yeni uyandı



Odatv kimseyle haber yarıştıracak değil.
"Bak biz yazmıştık" diye böbürlenecek de değiliz.
Ama bir hakkı teslim etmelerini istiyoruz.
Aramızda şöyle bir fark var.
Öngörüsüzler.
Ya da korkak!..
Başlarına gelince meseleyi kavrayabiliyorlar.
Kanal D reytingleri tepetaklak düşüyor. Panikteler.
Artık görüyorlar mı; Cemaat mensubu polisi CEO yapmakla bu işler olmuyor.
Hiç uzatmayalım:


Hürriyet yazarı Cengiz Semercioğlu'nun bugünkü yazısını okuyunuz lütfen.
İŞTE YAZISI (20.11.2013)
"KİMSE BU RATİNGLERE BAKIP DA REKLAM VERMEZ
Türkiye’de hiçbir dönem televizyon ratingleri bu kadar saçma sonuçlar vermemişti...
Bir süre önce AGB’nin yerine gelen TNS televizyon ratinglerini ölçmeye başladı.
Yeni bir denek grubu oluşturdular.
Bu denek grubundan alınan sonuçlar da Samanyolu dizilerini, TRT dizilerini en çok izlenen yapımlar yaptı.
Son olarak TRT Çocuk kanalının ratinglerde ölçülmeye başlanmasıyla işin suyu iyice çıktı.
Bugünkü rating raporları manasızdır.
Bu denek grubuyla alınan sonular işlevsizdir.
O yüzden dizileri ilk 10’a giremeyen yapımları aşağı sıralarda yer alan yapımcılar, oyuncular hiç üzülmesin.
Çünkü hesap bilen hiçbir reklam veren bu rakamlara bakıp da reklam vermez.
Televizyon reklam planlamasını bugünkü ratinglerden aldığı sonuçla yapmaz.
Bugünkü izleyici panelini iyice gelir seviyesi düşük C-D grubuna indirgediler.
Eğitim seviyesi ve gelir seviyesi düşük insanların evine rating cihazı bağladılar.
Türkiye’nin ortalaması bu diyorlar...
Diyelim ki gerçekten öyle, reklam veren pek çok firmanın hedef kitlesi Türkiye ortalaması değil ki...
Şöyle anlatayım...
Televizyona reklam verecek bir otomobil satıcısı için yoksul bir kente rating cihazı konması ve oradan sonuç alınması bir mana ifade etmiyor. Çünkü adam zaten o kente belki de hiç otomobilini satamıyor.
Hedef kitlesi orası değil.
Araba satacağı kitle orta sınıf ve üstü, dolayısıyla onların hangi televizyonu ve programı izlediği önemli.
Sadece otomobil firması için geçerli değil bu...
Bankacılıktan inşaata, beyaz eşyadan diş macunu ve deterjana kadar bütün reklam veren firmaların hedef kitlesi parası olan ve harcayacak insanlardır.
Hayatında dişini fırçalamamış insana diş macunu reklamı yapsan ne, yapmasan ne?
Ne yazık ki bugünkü denekler tüketici olmayan orta sınıf altından oluşuyor...
Bu sonuçların yarısı AGB döneminde olsa ortalık ayağa kalkar, tartışmalar bitmezdi...
TNS ratinglerinden sektörde ne televizyoncular ne kanallar memnun ama kimse tartışmıyor...
***
Ve Odatv yapım şirketlerine polis baskını olduğunda 2 yıl önce bakın ne yazmıştı.
İŞTE ODATV YAZISI (17.12.2011)
Meyda tıkanma dönemini bitirmiş çöküş dönemine girmiştir. Sonu ölüm’dür.
Çünkü: çöküş bilgisizliğin/cehaletin iktidar olmasıdır. Çöküş’ün alternatifi aydınlanmadır; arama-öğrenme-açıklama tutkusudur...
Türkiye’nin en önemli yapım şirketlerinin sahiplerinin ev ve işyerlerine sabaha karşı polis baskını oluyor.
Öncelikli soru basittir: Niye?
Ve ne hakla?
Evet, bu kadar kolay mı?
Uyuşturucu baskını mı yapıyorsunuz?
Milyon dolarlık şirketlerin itibarı bu kadar kolay ayaklar altına alınabilir mi?
Hukuk devletinde bu sorular sorulur.
Polis devletinde ses bile çıkaramazsınız.
MUHAFAZAKAR ŞİRKETLER NİYE YOK
Haber başlığına bu sektörün/Yeşilçam’ın duayen ismi olduğu için Türker İnanoğlu’nun adını yazdık; aslında diğer beş firma sahibi de neyin kurbanıdır? Bu itibarlarına baskındır. Bu kadar kolay olmamalıdır. “Hele bilgisayarlarınızda ne var” diye onlarca yıllık itibarları ayaklar altına alınamaz.
Erler Film, TMC, MEDYAPIM, TİM’S, Ay Yapım polis baskınına uğradı. Peki niye bu şirketler; ve, niye sahibi muhafazakar olan hiçbir yapım şirketine baskın yok? Seçimi kim, neye göre yaptı? “Reyting sihirbazı” diye övülenleri hangi güç koruyor? Sormayalım mı?
Evet: Bu polis operasyonu kime ne mesaj veriyor?
Mesela sadece yapımcıları korkutup, dizileri muhafazakarlaştırma mıdır?
Niye hiç tartışamıyoruz bu soruları.
Bitmedi...
BU ACELE NİYE
Operasyon aceleye getirilmiştir.
Bunu belirtmemizin nedeni, polisin ikinci gün Ali Atıf Bir’i emniyete çağırıp reyting sisteminin nasıl çalıştığını sormasıdır? Şaka mı?
Polis bilmiyor. Önce operasyon yapıyor, sonra sistemi kavramaya çalışıyor. Ne güzel!
Yine soruyoruz, o halde bu acele niyeydi?
Ve bir başka soru: Bu polis operasyonu reyting sistemini mi sorguluyor; “çıkar amaçlı çete” mi arıyor?
İkinci gün yine bilgisine başvurmak için Can Tanrıyar emniyete çağrılıyor. Önce baskın sonra bilgi arama devem ediyor.Dünyanın neresinde böyle bir polis yöntemi var? Acele yapıldığı çok açık değil mi? Niye?
Okyanus Ötesi’nin sözünü anımsıyor musunuz:
“Küstahlar, saygısızlar, terbiyesiz adamlar...”
Bir hafta önce “teblih” ediyor; bir hafta sonra “tesadüfen” polis baskını gerçekleşiyor!
Neymiş, resmi açıklamaya göre mesele reytingmiş?! Hadi canım sizde...
3,5 MİLYARLIK PASTA
Türkiye’de 2 bin 500 ailede ölçüm cihazı var; yer yıl bunun yüzde 20’si değişiyor. Yani 500 aile her yıl yenileniyor. Ve sonuçta bu sadece AGB adındaki bir şirketin istatistik belirleme yöntemi/sistemi. TV kanalları AGB’ye girerler veya girmezler; kendi tercihleri. TRT girmiyor!
Deniyor ki, reklam şirketleri AGB’ye göre reklam veriyor. Siz öyle sanın! Yıllık 3,5 milyar dolar reklam pastasını elinde bulunduran 20 şirket ve reklam veren, dönüşü olan kanala reklam verir. Tüketicinin hangi kanalı, programı izlediğini salt AGB’ye bakarak belirlemez. Neyse, bu ayrı bir konu. TRT’nin çalıştığı SBT şirketi meselesine hiç girmeyelim. AGB out, SBT IN mesele bu.
Asıl konumuz: Bir sabah yüzlerce polis “delil” aramak için Türkiye’nin milyon dolarlık şirketlerine baskın yapıyor ve bu gayet normalmiş gibi karşılanıyor ise burada hukuk konusunda büyük sorun var demektir. Artık hukuk maddi olgu/delil aramıyor; Sezgi’yle hareket ediyor. Geldiğimiz yer burasıdır.
Medya hâlâ görmemekte inat ediyor..."
***
Evet biz kimseyle haber yarıştırmıyoruz.
Aramızdaki fark sadece şu:
Biz soru soruyoruz.
"Nasıl"ın değil "neden" in yanıtını arıyoruz.
Polis baskını nasıl yapmış bizim işimiz değil.
Polis baskını neden yapmış biz bununla ilgiliyiz.
Odatv'yi bugün büyüten de budur.
Bir de korkusuzluğu...
 Cemaatten korkup Pensilvanya'ya gidip biat edenler şimdi Samanyolu reytinglerini yazdırıyorlar.
Bunun böyle olacağı bugün mü ortaya çıktı?
AKP-Cemaat kavgası bakalım daha kimleri "cesur" yapacak?!"

,

0 comments

Write Down Your Responses

Bizler; ABD ve AB’ Ülkelerinde eğitim gören, aynı zamanda ATATÜRK İlke ve İnkılaplarına bağlı, Ülkesini, Vatanını ve Milletini seven, Siyasi Parti olarakta CHP’ye yakın SOL eğilimli Türkiye’li Üniversite öğrencileriyiz. inceayarsiyaset.blogspot.com siz değerli arkadaşlarımızın faydalanması için açılmıştır. Amacımız; Türkiye’de izlenilen siyasetleri özellikle de İktidar partisinin yanlış siyasetlerini yakından takip edip mercek altına alarak siz değerli okuyucularımızla paylaşmaktır.

Powered by Blogger.